PSSM (Polisakkarit Depolama Miyopatisi)

10 dk okuma
Son güncelleme: 2025-01-15
(0)
Kas-İskelet Sistemi

Atlarda PSSM hakkında kapsamlı rehber. Tip 1 ve Tip 2 PSSM farkları, GYS1 gen mutasyonu, genetik test, etkilenen ırklar, belirtiler, düşük nişasta/yüksek yağ diyeti ve egzersiz yönetimi.

Paylaş:

Veteriner Hekim Uyarisi

Bu makale sadece bilgilendirme amaçlıdır ve veteriner tavsiyesinin yerini almaz.

Bu bilgiler veteriner muayenesinin yerini almaz. Supheli durumlarda mutlaka bir veteriner hekime danisin.

PSSM Nedir?

Polisakkarit Depolama Miyopatisi (PSSM veya EPSM - Equine Polysaccharide Storage Myopathy), kas hücrelerinde anormal miktarda glikojen ve anormal yapıda polisakkarit birikimi ile karakterize bir kas hastalığıdır. Bu birikim, kas hücrelerinin normal işlevini bozarak egzersiz intoleransına, tekrarlayan rabdomiyoliz (bağlanma) ataklarına ve kas erimesine yol açar.

PSSM, atlarda tekrarlayan rabdomiyolizin en yaygın nedenlerinden biridir ve özellikle Quarter Horse, draft ırkları ve Warmblood atlarında sık görülür. Hastalığın iki ana tipi tanımlanmıştır: Tip 1 (genetik testi mevcut) ve Tip 2 (farklı mekanizma, genetik test henüz mevcut değil). Her iki tip de benzer klinik tabloya neden olabilir, ancak altta yatan patofizyolojileri, etkilenen ırkları ve yönetim stratejileri farklılık gösterir.

Bilgi: PSSM, genetik bir hastalık olmasına rağmen, uygun diyet ve egzersiz yönetimi ile çoğu etkilenen at aktif ve fonksiyonel bir yaşam sürdürebilir. Anahtar, doğru tanı ve yaşam boyu diyet-egzersiz protokolüne uyumdur.

PSSM Tip 1

Genetik Temel: GYS1 Mutasyonu

PSSM Tip 1, kas glikojen sentaz enzimini kodlayan GYS1 (Glycogen Synthase 1) genindeki bir nokta mutasyonundan kaynaklanır:

  • Mutasyon: GYS1 geninde bir amino asit değişikliği (R309H - arginin yerine histidin)
  • Etki: Mutant glikojen sentaz enzimi, normal enzime göre daha aktiftir. Bu durum, kas hücresinin kontrolsüz şekilde glikojen üretmesine ve biriktirilmesine yol açar
  • Kalıtım: Otozomal dominant - bir ebeveynden mutant gen taşımak hastalığın ortaya çıkması için yeterlidir
  • Homozigot vs heterozigot: İki kopya mutant gen taşıyan atlar (homozigot), bir kopya taşıyanlara (heterozigot) göre daha şiddetli etkilenebilir, ancak bu ilişki her zaman doğrusal değildir
  • Genetik test: GYS1 mutasyonu için güvenilir bir DNA testi mevcuttur. Kan veya kıl kökü örneğinden yapılabilir

Etkilenen Irklar (Tip 1)

GYS1 mutasyonu geniş bir ırk yelpazesinde bulunur:

  • Quarter Horse ve ilişkili ırklar: En yüksek prevalans. Quarter Horse'larda %8-12, Paint Horse'larda %5-8, Appaloosa'larda %5-8
  • Draft ırkları: Belgian Draft'ta %36'ya kadar, Percheron, Clydesdale, Shire
  • Warmblood ırkları: Daha düşük sıklıkta, ancak bildirilmiştir
  • Morgan: Bazı aile hatlarında
  • Diğer: Haflinger, Tennessee Walking Horse, Mustang ve diğer birçok ırk

Patofizyoloji (Tip 1)

  • Mutant glikojen sentaz, normal regülasyon mekanizmalarından kaçarak sürekli aktif kalır
  • Kas hücrelerinde normalin 1.5-4 katı glikojen birikir
  • Biriken glikojen kısmen anormal yapıdadır ve amilaz dirençli polisakkarit formundadır
  • Bu birikim, kas hücresinin enerji metabolizmasını bozar
  • Egzersiz sırasında kas hücrelerinin enerji üretimi yetersiz kalır
  • Sonuç: Kas hasarı, nekroz ve klinik rabdomiyoliz

PSSM Tip 2

Farklı Bir Mekanizma

PSSM Tip 2, GYS1 mutasyonu negatif olmasına rağmen kas biyopsisinde anormal polisakkarit birikimi saptanan durumları tanımlar:

  • GYS1 mutasyonu negatiftir: Genetik test ile Tip 1 dışlanır
  • Kas biyopsisinde anormal birikim: PAS (Periyodik asit-Schiff) boyası ile gösterilen anormal polisakkarit birikimi
  • Farklı patofizyoloji: Mekanizma tam olarak aydınlatılmamıştır; muhtemelen birden fazla farklı genetik veya metabolik bozukluk bu başlık altında toplanmaktadır

MFM (Miyofibriller Miyopati) ile Örtüşme

Son yıllardaki araştırmalar, PSSM Tip 2 olarak sınıflandırılan birçok vakanın aslında Miyofibriller Miyopati (MFM) olduğunu göstermiştir:

  • MFM: Kas hücrelerinin yapısal proteinlerinde (desmin, miyotilin, alfa-B-kristalin) bozukluk
  • Desmopati: Bazı vakalarda desmin proteini birikimi gösterilmiştir
  • Klinik örtüşme: Belirtiler PSSM ile benzer (egzersiz intoleransı, kas erimesi, zayıf performans)
  • Tanı: Özel histokimyasal ve immünohistokimyasal boyama teknikleri gerektirir

Etkilenen Irklar (Tip 2 / MFM)

  • Warmblood ırkları: En sık etkilenen grup. Hanoverian, Holsteiner, Dutch Warmblood, Oldenburg
  • Arap atları: Belirli bir prevalans
  • Thoroughbred: Bazı vakalarda bildirilmiştir
  • Quarter Horse: Tip 1 negatif vakalarda Tip 2 düşünülmelidir

Belirtiler ve Klinik Bulgular

Tekrarlayan Bağlanma (Rabdomiyoliz) Atakları

PSSM'in en karakteristik belirtisi, tekrarlayan rabdomiyoliz ataklarıdır:

  • Egzersiz sırasında veya hemen sonrasında kas sertliği ve ağrı
  • Arka bacak kaslarında (gluteal, hamstring) belirgin sertleşme
  • Terleme, artmış kalp ve solunum hızı
  • Koyu renkli idrar (miyoglobinüri) - orta ve şiddetli ataklarda
  • Hareket isteksizliği veya yürüyememe
  • Ataklar genellikle hafif-orta egzersizle bile tetiklenebilir

Egzersiz İntoleransı

  • Atın beklenen performans düzeyine ulaşamaması
  • Egzersiz sırasında erken yorulma
  • Çalışma isteksizliği veya direnci
  • Performansta kademeli düşüş

Kas Erimesi (Atrofi)

  • Özellikle arka bacak kaslarında (topline, gluteal bölge) belirgin kas kaybı
  • Sırt kaslarında erime ve zayıf "topline"
  • Kronik vakalarda genel kas kütlesi azalması
  • Tip 2 / MFM'de kas erimesi daha belirgin olabilir

Davranışsal Belirtiler

  • Eyerleme ve biniş sırasında huzursuzluk
  • Sırt hassasiyeti
  • Huysuz ve agresif davranış (ağrı nedeniyle)
  • Performans düşüklüğü ile orantısız isteksizlik

Subklinik Form

  • Bazı PSSM Tip 1 taşıyıcıları hiçbir klinik belirti göstermez
  • Genetik test ile tesadüfen tanı konabilir
  • Bu atlar stresli koşullar altında atak geçirebilir
  • Taşıyıcı atların üreme programında dikkatli olunması gerekir

Irklar Arası Klinik Farklılıklar

  • Quarter Horse: Klasik rabdomiyoliz atakları daha sık
  • Draft ırkları: Ağrı, sertlik ve yürüme güçlüğü ön planda; bazılarında ataklar daha nadir ama daha şiddetli
  • Warmblood (Tip 2): Egzersiz intoleransı ve kas erimesi ön planda, klasik bağlanma atakları daha az belirgin

Tanı

Genetik Test (Tip 1)

PSSM Tip 1 tanısında altın standart, GYS1 genetik testidir:

  • Örnek tipi: Kan (EDTA'lı tüp) veya kıl kökü (20-30 kıl, kökleri ile birlikte)
  • Laboratuvarlar: University of Minnesota Veterinary Diagnostic Laboratory, UC Davis ve ticari laboratuvarlar
  • Sonuçlar:
    • N/N: Normal, mutasyon yok
    • N/P1: Heterozigot, bir kopya mutant gen (PSSM Tip 1 pozitif)
    • P1/P1: Homozigot, iki kopya mutant gen (PSSM Tip 1 pozitif, daha şiddetli etkilenebilir)
  • Güvenilirlik: GYS1 testi Tip 1 için yüksek duyarlılık ve özgüllüğe sahiptir

Kas Biyopsisi

Kas biyopsisi özellikle Tip 2 şüphesinde ve GYS1 negatif vakalarda önemlidir:

  • Biyopsi yeri: Semitendinosus veya gluteal kaslardan açık biyopsi
  • PAS boyası: Anormal glikojen ve polisakkarit birikimini gösterir
  • Amilaz sindirimi: Amilaz dirençli birikimler PSSM'e özgüdür
  • İmmünohistokimya: MFM tanısı için desmin ve diğer yapısal proteinlerin boyaması
  • Elektron mikroskopisi: Ultrastrüktürel değişikliklerin değerlendirilmesi

Kan Tahlilleri

  • Bazal CK ve AST: Klinik olarak normal dönemde bile hafif yüksek olabilir
  • Egzersiz sonrası CK: 4-6 saat sonra CK değerinin normal sınırların üzerine çıkması (>2 kat) tanıyı destekler
  • Vitamin E ve selenyum düzeyleri: Eşlik eden eksikliklerin tespiti

Tanı Algoritması

  1. Tekrarlayan bağlanma atakları olan atlar için ilk adım GYS1 genetik testi
  2. GYS1 pozitif: PSSM Tip 1 tanısı kesinleşir
  3. GYS1 negatif, klinik şüphe devam ediyor: Kas biyopsisi düşünülür
  4. Biyopside anormal birikim: PSSM Tip 2 veya MFM
  5. Biyopsi normal: Diğer miyopatiler (RER, mitokondriyal miyopati) araştırılır

Tedavi ve Yönetim

Akut Atak Tedavisi

Akut rabdomiyoliz atağının tedavisi, rabdomiyoliz makalesinde detaylı olarak ele alınmıştır. Kısaca:

  • Egzersizin derhal durdurulması
  • Veteriner hekim çağrılması
  • IV sıvı tedavisi
  • Ağrı yönetimi (NSAID'ler)
  • Miyoglobinürik böbrek hasarının önlenmesi

Diyet Yönetimi

Diyet değişikliği, PSSM yönetiminin en kritik bileşenidir. Uygun diyet, atak sıklığını %90'a kadar azaltabilir:

Temel İlkeler

  • Nişasta ve şeker (NSC) kısıtlaması: Diyetteki toplam nişasta ve şeker (Non-Structural Carbohydrates - NSC) oranı <%10-12 olmalıdır
  • Yüksek yağ: Enerji ihtiyacının bir kısmı yağdan karşılanmalıdır
  • Yüksek kaliteli kaba yem: Diyetin temelini düşük NSC'li kuru ot oluşturmalıdır

Neler Kesilmelidir?

  • Tahıl bazlı konsantre yemler: Yulaf, arpa, mısır ve bunları içeren ticari yemler
  • Tatlı yemler (sweet feed): Melas içeren yemler
  • Yüksek şekerli kuru otlar: NSC değeri >%12 olan kuru otlar
  • Tatlı ikramlar: Şeker, havuç (az miktarda verilebilir), elma (az miktarda)
  • Taze mera otu (dikkatli olunmalı): Özellikle ilkbaharda fruktanlar yüksek olabilir

Neler Verilmelidir?

  • Düşük NSC kuru ot: Analiz edilmiş, NSC <%10-12 olan kuru ot. Kuru otun ıslatılması (30-60 dakika soğuk suda) şeker içeriğini %30-50 azaltır
  • Bitkisel yağ: Pirinç kepeği yağı, soya yağı veya mısır yağı. Kademeli olarak artırılarak günlük 250-500 mL (veya daha fazla, enerji ihtiyacına göre) verilebilir
  • Yağ bazlı konsantre yemler: Düşük nişasta/yüksek yağ formülasyonlu ticari yemler (özel PSSM yemleri)
  • Pancar küspesi (şekersiz): Düşük NSC, iyi lif kaynağı
  • Soya küspesi: Protein takviyesi gerekiyorsa
  • Vitamin ve mineral premiksi: Dengeli vitamin ve mineral alımının sağlanması

Ek Takviyeler

  • Vitamin E: Günlük 5000-10000 IU, doğal form (d-alfa-tokoferol) tercih edilir
  • Selenyum: Bölgesel ihtiyaca göre takviye
  • Krom: İnsülin duyarlılığını artırabilir (1-5 mg/gün)
  • L-karnitin: Yağ metabolizmasını destekler (5-10 g/gün)
  • Tuz: Serbest erişimli tuz bloğu veya günlük 30-60 g

Uyarı: Diyet değişikliği ani değil, kademeli olmalıdır. 2-4 haftalık bir geçiş süreci önerilir. Özellikle yağ miktarı yavaş yavaş artırılmalıdır, aksi halde sindirim sorunları gelişebilir.

Egzersiz Yönetimi

Egzersiz, PSSM yönetiminde diyetle birlikte en önemli ikinci bileşendir:

Temel İlkeler

  • Günlük egzersiz: İdeal olarak haftanın her günü en az hafif egzersiz yapılmalıdır
  • Düzenlilik: Düzensiz "iş gördüğünde çalıştırma" yaklaşımı atak riskini artırır
  • Kademeli artış: Egzersiz yoğunluğu ve süresi çok yavaş artırılmalıdır
  • Yeterli ısınma: Her egzersiz seansı en az 10-15 dakika adım ısınma ile başlamalıdır
  • Dinlenme günlerinde hareket: Tam istirahat yerine padok erişimi veya hafif yürüyüş

Önerilen Egzersiz Programı

  • Başlangıç (1-2 hafta): Günde 15-20 dakika adım yürüyüş
  • 2-4 hafta: Adım süresini artırma, 5-10 dakika trot ekleme
  • 4-8 hafta: Trot süresini artırma, hafif canter ekleme
  • 8+ hafta: Kademeli olarak normal iş yüküne yaklaşma
  • Hedef: Atın kondisyon düzeyine uygun, düzenli ve tutarlı egzersiz

Kaçınılması Gerekenler

  • Uzun süreli boks istirahati
  • "Hafta sonu savaşçısı" egzersiz deseni
  • Hazırlıksız yoğun çalışma
  • Çok sıcak ve nemli koşullarda ağır egzersiz

Mera Yönetimi

  • PSSM'li atlarda mera erişimi dikkatle yönetilmelidir
  • İlkbahar ve sonbaharda mera otlarının NSC içeriği yüksek olabilir
  • Mera erişimi kısıtlanabilir (grazing muzzle, sınırlı süre)
  • Kuru ve olgun meralarda NSC daha düşüktür
  • Bazı şiddetli vakalarda mera erişimi tamamen kısıtlanabilir

Üreme ve Genetik Danışmanlık

PSSM Tip 1

  • GYS1 mutasyonu otozomal dominant olduğundan, etkilenen bir at yavrularının %50'sine mutasyonu aktarır
  • N/P1 x N/N çiftleşme: Yavruların %50'si taşıyıcı (N/P1), %50'si normal (N/N)
  • N/P1 x N/P1 çiftleşme: Yavruların %25'i normal (N/N), %50'si heterozigot (N/P1), %25'i homozigot (P1/P1)
  • Üreme önerisi: Etkilenen atların üretilmemesi veya en azından eşinin kesinlikle N/N olması ve yavruların test edilmesi önerilir
  • Irk dernekleri: Bazı ırk dernekleri, PSSM taşıyıcılarının kayıt ve üreme politikalarını belirlemiştir

PSSM Tip 2

  • Kesin genetik test olmadığından, üreme danışmanlığı daha zordur
  • Etkilenen atların üretilmemesi genel olarak önerilir
  • Yavruların klinik olarak izlenmesi

İzleme ve Takip

Düzenli Kontroller

  • Periyodik CK kontrolü: Her 3-6 ayda bir bazal CK ölçümü
  • Egzersiz testi: Yılda 1-2 kez kontrollü egzersiz sonrası CK değerlendirmesi
  • Vücut kondisyon skoru: Düzenli olarak değerlendirme
  • Kas kütlesi izlemi: Topline ve arka bacak kaslarının değerlendirilmesi
  • Kuru ot analizi: Yeni parti kuru ot alındığında NSC analizi

Başarı Kriterleri

Diyet ve egzersiz yönetiminin başarılı olduğunun göstergeleri:

  • Bağlanma ataklarının kesilmesi veya belirgin azalması
  • Egzersiz sonrası CK değerlerinin normal sınırlarda kalması
  • Kas kütlesinin korunması veya artması
  • Performansta iyileşme
  • Davranışsal belirtilerin düzelmesi
  • Atın genel durumunun ve enerjisinin iyileşmesi

Prognoz

PSSM Tip 1

  • İyi prognoz (uygun yönetimle): Düşük nişasta/yüksek yağ diyeti ve düzenli egzersiz uygulanan atların %80-90'ında ataklar önemli ölçüde azalır veya tamamen durur
  • Yaşam boyu yönetim: Diyet ve egzersiz protokolü yaşam boyu sürdürülmelidir. Protokolden sapma, atakların tekrarlamasına yol açar
  • Performans: Birçok PSSM'li at, uygun yönetimle çeşitli disiplinlerde başarılı performans gösterebilir
  • Homozigot (P1/P1): Heterozigotlara göre yönetimi daha zor olabilir

PSSM Tip 2 / MFM

  • Değişken prognoz: Tip 2 vakalarda tedaviye yanıt daha değişkendir
  • Kas erimesi: İleri vakalarda kas kütlesinin geri kazanılması zor olabilir
  • Diyet yanıtı: Tip 1'e göre diyet değişikliğine yanıt daha az tutarlıdır
  • Egzersiz: Egzersiz yönetimi Tip 2'de de faydalıdır

Genel

  • Erken tanı: Erken tanı ve tedaviye başlama, prognozu önemli ölçüde iyileştirir
  • Uyumsuzluk: Diyet ve egzersiz protokolüne uymayan sahiplerde prognoz kötüleşir
  • Komplikasyonlar: Miyoglobinürik böbrek hasarı veya ciddi kas kaybı gelişirse prognoz kötüleşir

Bilgi: PSSM, genetik bir hastalık olsa da, uygun yönetim ile kontrol altına alınabilen bir durumdur. "Genetik kader değildir" ilkesiyle, doğru diyet ve düzenli egzersiz, etkilenen atların büyük çoğunluğunun kaliteli bir yaşam sürmesini sağlar. Ancak bu, yaşam boyu sürecek bir kararlılık ve disiplin gerektirir.

Paylaş:

İlgili Makaleler


Yorumlar

Yorum Yap